DADA KÖYÜNÜN-KÖYLÜSÜNÜN VAROLDUĞU MEKANDAN GERİYE DÖNÜK İZLERİ HAKKINDA

 
        Dada köyünde doğmuş,çocukluğu bu köyde geçmiş bir fert olarak Bizlere bugün onurlandığımız,gurur duyduğuz,onurlu,gururlu, Temiz bir geçmişi emanet bırakan dede ve atalarımıza şükran borcumu ödemek için,Zor olacağını,zorlukla karşılaşacağımı bile Köyümün tarihçesini araştırmak istedim, Dada köyü tarihi hakkında bir kaynak, belge yok, Köy yaşlılarının Tok siliden gelmişiz deyimi,eski Köy evlerinin incelenmesi,köyün tahmini yaşı,Mezarlıkta bulunan mezarların  sayısı ve yaşları,manav etnik kökeni tok sili yerleşiminin incelenmesi gibi  kısa kelimelere dayalı kaynaklar bir incelenmiş, genel bir değerlendirmeye tabi tutularak Aşağıdaki makale ortaya çıkarılmıştır,Bu makale kesin bir hüküm ifade etmez,Araştıracak yeni araştırmalara,yön verebilir,Görüş ve yeni düşüncelere,düzeltmeye açıktır, bu konuda araştırmaya devam edeceğiz,ne zaman  köklerimize ulaştık,bu makale,dada köyü tarihi ancak  o zaman bitmiş olacak.

    Köy yaşlılarında 70 yaş üzeri  olanlara sorulduğunda büyüklerimizden duyduğumuza göre Köyümüz eskiden  köyümüzün tok sili mevkiindeymiş,300-350 yıl evvel oradan buraya taşınmışız derler.Halen var olan dada köyünün eski evlerinin  yaşlılığının incelenmesi,Mezarlıkta bulunan mezarların, köyün nüfusunun 1860 yıllarına kadar uzanan nüfus kayıtları ,mezarlıkta bulunan  mezarlarda yatanların doğum tarihlerini 1800-1825 yıllarında son bulmaktadır.Dada köyünün halen varolduğu mekana 300-350 yıl önce kurulduğu köy dışında uzantılarının mutlak olduğu  kesindir.

     Bu itibarla Dada köyünün köyün tok sili  denilen mevkiindeki yerleşiminden 1650-1700 yıllarında  halen varolduğu mekana  taşınmıştır. Tok sili yerleşimimize değinmeden,kaynaklarımız içinde yer alan konumuz içinde olan Tok sili kelimesinin anlamını öğrenelim Tok sili yöresel şive ürünü bir kelimedir.Sözlük anlamı yoktur.Tok si lininin anlamını bulabilmemiz için Kelimeyi işleyelim  tok sili kelimesi yöresel şivede tok sili  olarak söylenir,tok siğilli  olarak yazılabilir.olmalıdır, bu kelimenin anlamını bulabilmemiz için  üçe bölmemiz gerekir  tok aç olmaya, içi boş veya kaba bir  maddeye dıştan vurulduğunda  alınan sestir. Siğil kelimesinin  anlamı yöresel şivede  ucu sivri veya,yine ucu bıçak keskinliğine getirilmiş kalınca,15-30 cm uzunluğunda demir keskidir.üçüncü ek olan li kelimesi  bir iş veya oluşun  veya aynı işin birden fazla yapıldığı  mekanı işaret eder. Tok sili balta ile zor kesilen sert ağacın kesim sonrası siğil denilen çelikleştirilmiş,kalınca 15-30 cm uzunlukta keski ile yarılarak parçalanmasının yapılması ve bu işin bu yörede çok yapıldığını işaret ede ki  köy yöresinin arazide en egemen ağacı palamut meşesidir, gövdesi kalın olan palamut meşeleri bugün bile motorlu destere ile  kesilse bile keski ile yarılmayı gerektirecek derecede serttir. Özetle Tok sili  palamut meşesi ve benzeri odunluk ağaçların çokça kesildiği, ağaca kakılmış ağacı yarmak için keskinin çekiçlenmesinin  çok yapıldığı yer,yöredir.

       Dada köyünün halen bulunduğu mahalden  önceki yerleşimin tok sili olduğunu biliyoruz ve tok silinin anlamını işledik.Tok sili yöresinde eski yerleşim mekanının bulunduğu söylenen yerde yapılan incelemede kalıcı mekan izlerine rastlanmıyor.oysa skiden yörenin başlıca yapı gereci taştır,Tok sili yerleşiminde taştan binalar yapılmış olsa,yapı izleri,hiç olmazsa temel izleri olması gerekir,Daha da önemlisi bir mezarlık olması gerekir,yakın bölgede göze çarpan tek şey  yakın çevrede kayaya,taşa oyulmuş ilkel  pekmez yapım tesis kalıntısıdır.Kalıcı mekan izleri yok,mezarlıkları yok, o halde tok sili yerleşimi çadırlara dayalı konar göçer yerleşimdir,Konar göçer savım büyük ihtimalle doğrudur,mezarlık olarak yakında bulunan küçükler köyü mezarlığından istifade edilmiştir,veyahut bilinmeyen bir yerde bir mezarlık vardır,Ancak köy olarak mezarlık ziyaretlerine verdiğimiz itina ve önem dikkate alınırsa, tok sili de bir mezarlığımız varsa  dada köyüne bile taşınılmış olunsa bile bu mezarlığa ziyareti günümüze ulaşmış olmalı,hiç olmazsa varlığı yaşlılarımızca bilinmesi gerekir,bu konuyu yaşlılarımıza sorduğumuzda dede ve babamdan böyle bir mezarlığın varlığını duymadım demektedirler. diğer bir ihtimal tok sili yerleşiminde fazla kalınmamıştır,Osmanlı imparatorluğunun son yüzyıllarında devlet yönetimince konar göçer halkın kalıcı köy mekanlara yerleşmeleri için bir zorlama uyguladığı bu zorlamanın başarı ile uygulanarak tüm konar göçer halkın kalıcı köy yerleşimlere yerleştirildiği biliniyor, büyük bir ihtimalle  Bu uygulama tok sili yerleşimine de uygulandı,ve dada köyü oluşturuldu,taşınıldı.Zira Dada köyü Hanefi mezhebine mensup,Manav denilen etnik kökene mensuptur,Manav yerli anlamında kullanıldığı gibi,Osmanlı devlet yönetimince Konar göçer Türk obalarının kalıcı meskenlere yerleşmeleri istendiğinde direnmeden,kendi rızaları ile kalıcı,köy meskenlere yerleşenlere direnen oymak ve obalarca yerli,yerleşmiş,manav denildiği kaynaklarda belirtiliyor.

        Gönül istiyor ki köy ve köy halkımızın kökenini araştırarak tok sili yerleşiminden daha da geriye götürelim, Bu oldukça zor ancak imkansız değil, Başbakanlık Osmanlı arşivlerinin incelenmesini gerektiriyor,bunun içinde  özel izin ve ileri derece Osmanlıca bilen uzman gerekiyor,inşallah bu zamanla gerçekleşir.Diğer taraftan Osmanlı arşivlerine dayanarak  Dursunbey ve yöresi halkının büyük bölümünün oğuzların üç ok soyundan  Kayı boyuna mensup olduğunu bir kaynakta okudum,Bu soy ve boyun Anadolu da ki merkezi Bilecik,Söğüttür, Dursunbey Tarihçesinde Dursunbey ilçemiz  kurucusunun oba başı olan Dursunbey,Dursun ağa,Selim ağa yerleşiminin yine oba başı olan selim ağaya dayandırılır,Dursunbey e  yerleşen Dursunbey-Dursun Ağanın yöreye adı verilir,obası ile Selim ağa obasına Selim ağa adı  verilir.ki yakınlık itibarı ile  tok sili yerleşimi Selim ağa obasına yakındır,Köyümüz halkını oluşturan atalarımız selim ağa obasından kopup toksilide oluşturulup kurulan küçük bir konar göçer obadır,Dursunbey oba başı olan Dursun ağa ve Selimağa yerleşim obabaşı olan selim ağa bu bölgeye ilk geldiklerinde  gerisi geriye izlerini takip edecek olursak  merkezden dağılım ilkesine göre izleri  o dönem Anadolu Türklerinin merkezi olan Bilecik söğüt’e çıkacaktır,Daha  geriye  ise Anadolu da ki serüvenli yolculukları  ve izler ilk ata yurdumuz olan  bir zamanlar  yemyeşil,olan iklimsel değişikliklerle yaşanmaz hale gelen orta Asya steplerinde son bulacaktır.Orta Asya steplerindeki yaşamı Kül Tiğin anıtında yazıtı bulunan birçok kağan çok güzel dile getirilmiştir. Gerçek izlerini buluncaya kadar,atalarımızın izleri gönüllerimizde böyle güzel bir izde kalsın.İnşallah araştırma çabalarımız iyi sonuç verir sitemizde köy tarihçesini en iyi araştıran,en iyi bilgiye ulaşan köy olma şerefi bizlere nasip olur.

  

                                                                                      Muharrem SEMERCİ

 Kaynak:

1.-İst.Üniversitesi  Edebiyat Fakultesi Öğretim üyesi

Yüksel kırımlının Antropolajik açıdan dada köyü tezi.

2.- Dusunbey Tarihçesi

3.-1860-2000 yılları Sülale nufus kayıtlarım

4.Yaşlı büyüklerimin sözlü beyanı

5.Köy mezarlığı,eski köy evleri

6.Toksili izlenimleri