|
DADA KÖYÜNÜN-KÖYLÜSÜNÜN VAROLDUĞU MEKANDAN GERİYE DÖNÜK İZLERİ HAKKINDA Köy yaşlılarında 70 yaş üzeri olanlara sorulduğunda büyüklerimizden duyduğumuza göre Köyümüz eskiden köyümüzün tok sili mevkiindeymiş,300-350 yıl evvel oradan buraya taşınmışız derler.Halen var olan dada köyünün eski evlerinin yaşlılığının incelenmesi,Mezarlıkta bulunan mezarların, köyün nüfusunun 1860 yıllarına kadar uzanan nüfus kayıtları ,mezarlıkta bulunan mezarlarda yatanların doğum tarihlerini 1800-1825 yıllarında son bulmaktadır.Dada köyünün halen varolduğu mekana 300-350 yıl önce kurulduğu köy dışında uzantılarının mutlak olduğu kesindir. Bu itibarla Dada köyünün köyün tok sili denilen mevkiindeki yerleşiminden 1650-1700 yıllarında halen varolduğu mekana taşınmıştır. Tok sili yerleşimimize değinmeden,kaynaklarımız içinde yer alan konumuz içinde olan Tok sili kelimesinin anlamını öğrenelim Tok sili yöresel şive ürünü bir kelimedir.Sözlük anlamı yoktur.Tok si lininin anlamını bulabilmemiz için Kelimeyi işleyelim tok sili kelimesi yöresel şivede tok sili olarak söylenir,tok siğilli olarak yazılabilir.olmalıdır, bu kelimenin anlamını bulabilmemiz için üçe bölmemiz gerekir tok aç olmaya, içi boş veya kaba bir maddeye dıştan vurulduğunda alınan sestir. Siğil kelimesinin anlamı yöresel şivede ucu sivri veya,yine ucu bıçak keskinliğine getirilmiş kalınca,15-30 cm uzunluğunda demir keskidir.üçüncü ek olan li kelimesi bir iş veya oluşun veya aynı işin birden fazla yapıldığı mekanı işaret eder. Tok sili balta ile zor kesilen sert ağacın kesim sonrası siğil denilen çelikleştirilmiş,kalınca 15-30 cm uzunlukta keski ile yarılarak parçalanmasının yapılması ve bu işin bu yörede çok yapıldığını işaret ede ki köy yöresinin arazide en egemen ağacı palamut meşesidir, gövdesi kalın olan palamut meşeleri bugün bile motorlu destere ile kesilse bile keski ile yarılmayı gerektirecek derecede serttir. Özetle Tok sili palamut meşesi ve benzeri odunluk ağaçların çokça kesildiği, ağaca kakılmış ağacı yarmak için keskinin çekiçlenmesinin çok yapıldığı yer,yöredir. Dada köyünün halen bulunduğu mahalden önceki yerleşimin tok sili olduğunu biliyoruz ve tok silinin anlamını işledik.Tok sili yöresinde eski yerleşim mekanının bulunduğu söylenen yerde yapılan incelemede kalıcı mekan izlerine rastlanmıyor.oysa skiden yörenin başlıca yapı gereci taştır,Tok sili yerleşiminde taştan binalar yapılmış olsa,yapı izleri,hiç olmazsa temel izleri olması gerekir,Daha da önemlisi bir mezarlık olması gerekir,yakın bölgede göze çarpan tek şey yakın çevrede kayaya,taşa oyulmuş ilkel pekmez yapım tesis kalıntısıdır.Kalıcı mekan izleri yok,mezarlıkları yok, o halde tok sili yerleşimi çadırlara dayalı konar göçer yerleşimdir,Konar göçer savım büyük ihtimalle doğrudur,mezarlık olarak yakında bulunan küçükler köyü mezarlığından istifade edilmiştir,veyahut bilinmeyen bir yerde bir mezarlık vardır,Ancak köy olarak mezarlık ziyaretlerine verdiğimiz itina ve önem dikkate alınırsa, tok sili de bir mezarlığımız varsa dada köyüne bile taşınılmış olunsa bile bu mezarlığa ziyareti günümüze ulaşmış olmalı,hiç olmazsa varlığı yaşlılarımızca bilinmesi gerekir,bu konuyu yaşlılarımıza sorduğumuzda dede ve babamdan böyle bir mezarlığın varlığını duymadım demektedirler. diğer bir ihtimal tok sili yerleşiminde fazla kalınmamıştır,Osmanlı imparatorluğunun son yüzyıllarında devlet yönetimince konar göçer halkın kalıcı köy mekanlara yerleşmeleri için bir zorlama uyguladığı bu zorlamanın başarı ile uygulanarak tüm konar göçer halkın kalıcı köy yerleşimlere yerleştirildiği biliniyor, büyük bir ihtimalle Bu uygulama tok sili yerleşimine de uygulandı,ve dada köyü oluşturuldu,taşınıldı.Zira Dada köyü Hanefi mezhebine mensup,Manav denilen etnik kökene mensuptur,Manav yerli anlamında kullanıldığı gibi,Osmanlı devlet yönetimince Konar göçer Türk obalarının kalıcı meskenlere yerleşmeleri istendiğinde direnmeden,kendi rızaları ile kalıcı,köy meskenlere yerleşenlere direnen oymak ve obalarca yerli,yerleşmiş,manav denildiği kaynaklarda belirtiliyor. Gönül istiyor ki köy ve köy halkımızın kökenini araştırarak tok sili yerleşiminden daha da geriye götürelim, Bu oldukça zor ancak imkansız değil, Başbakanlık Osmanlı arşivlerinin incelenmesini gerektiriyor,bunun içinde özel izin ve ileri derece Osmanlıca bilen uzman gerekiyor,inşallah bu zamanla gerçekleşir.Diğer taraftan Osmanlı arşivlerine dayanarak Dursunbey ve yöresi halkının büyük bölümünün oğuzların üç ok soyundan Kayı boyuna mensup olduğunu bir kaynakta okudum,Bu soy ve boyun Anadolu da ki merkezi Bilecik,Söğüttür, Dursunbey Tarihçesinde Dursunbey ilçemiz kurucusunun oba başı olan Dursunbey,Dursun ağa,Selim ağa yerleşiminin yine oba başı olan selim ağaya dayandırılır,Dursunbey e yerleşen Dursunbey-Dursun Ağanın yöreye adı verilir,obası ile Selim ağa obasına Selim ağa adı verilir.ki yakınlık itibarı ile tok sili yerleşimi Selim ağa obasına yakındır,Köyümüz halkını oluşturan atalarımız selim ağa obasından kopup toksilide oluşturulup kurulan küçük bir konar göçer obadır,Dursunbey oba başı olan Dursun ağa ve Selimağa yerleşim obabaşı olan selim ağa bu bölgeye ilk geldiklerinde gerisi geriye izlerini takip edecek olursak merkezden dağılım ilkesine göre izleri o dönem Anadolu Türklerinin merkezi olan Bilecik söğüte çıkacaktır,Daha geriye ise Anadolu da ki serüvenli yolculukları ve izler ilk ata yurdumuz olan bir zamanlar yemyeşil,olan iklimsel değişikliklerle yaşanmaz hale gelen orta Asya steplerinde son bulacaktır.Orta Asya steplerindeki yaşamı Kül Tiğin anıtında yazıtı bulunan birçok kağan çok güzel dile getirilmiştir. Gerçek izlerini buluncaya kadar,atalarımızın izleri gönüllerimizde böyle güzel bir izde kalsın.İnşallah araştırma çabalarımız iyi sonuç verir sitemizde köy tarihçesini en iyi araştıran,en iyi bilgiye ulaşan köy olma şerefi bizlere nasip olur.
Muharrem SEMERCİ Kaynak: 1.-İst.Üniversitesi Edebiyat Fakultesi Öğretim üyesi Yüksel kırımlının Antropolajik açıdan dada köyü tezi. 2.- Dusunbey Tarihçesi 3.-1860-2000 yılları Sülale nufus kayıtlarım 4.Yaşlı büyüklerimin sözlü beyanı 5.Köy mezarlığı,eski köy evleri 6.Toksili izlenimleri
|